» Pi Sayısı İcadı ve Tarihçesi



Pi sayısını kim buldu derseniz bir çok görüş mevcut.Farklı devirlerde farklı milletler pi sayısını kullanmış.Bu yüzden pi sayısını kimin bulduğu tam olarak bilinmemektedir. Babilliler’den beri Ortadoğu ve Akdeniz uygarlıklarının π sayısının varlığından haberdar oldukları bilinmektedir. Farklı antik uygarlıklar pi sayısı için farklı sayıları kullanmıştır. Örneğin MÖ 2000 yılı dolaylarında Babilliler π = 3,125 Antik Mısırlılar ise π = 256/81 yani yaklaşık 3,1605′i kullanmaktaydı. Yine de çok uzunca bir süre π’nin bir irrasyonel sayı olup olmadığı anlaşılamamıştır. Pi sayısı Babiller, Eski Mısırlılar ve pek çok eski uygarlık tarafından biliniyordu. Onlar, tüm çemberlerin çevresinin çapına bölümünün sabit bir sayıya eşit olduğunu fark etmişlerdi. Bu sabit sayının bulunması artık çapı bilinen her çemberin çevresinin hesaplanmasına imkan tanıyordu. M.Ö. 2000 yılı civarında Babiller p sayısını 3,125 olarak kullanıyordu. Eski Yunanda karekök 10 ya da 3,162 sayısı kullanıldı. Arhimedes ise (M.Ö 287 – 212) 3 10/71 ve 3 1/7 sayısını pi sayısı olarak kullandı. M.S. 500 yılı civarında p sayısı için 3,1415929 olarak kullanıyordu. 1424 yılında İran’da virgülden sonraki on altı basamağı doğru olarak biliniyordu. 1596 yılında Alman Ludolph van Ceulen, p nin virgülden sonraki yirmi basamağını hesapladı ve bu sayı Avrupa’da Ludolph sabiti olarak bilindi. O tarihten sonra pi sayısının virgülden sonraki milyarlarca basamağı hesaplanmıştır Pi sayısı irrasyonel olmanın ötesinde ayrıca bir aşkın sayıdır da. Ferdinand von Lindemann tarafından 1882 senesinde ispatlanan bu gerçek, Pi’nin katsayıları tam sayı olan bir polinomun kökü olamayacağını ifade eder. Pi sayısı matematikte çember ve yarı çapla doğrudan bağl...

Devamını Oku

» Kilitin İcadı



Kilit Bazı eşya ve yerlerin, yabancılar tarafından açılıp kullanılmasını önlemek için konulmuş mekanizma. Kilitler, anahtar veya basmalı, dönmeli düğmeler, elektrik düğmesi gibi mekanizmalarla çalışır ve açılır. İnsanlar tahminen 4000 seneden beri kilit kullanmaktadırlar. En eski kilit, Ninova Harabelerinde bulunmuştur. Önceleri kilitler, tahtadan yapılmaktaydı. İlk madeni kilidi, Romalıların kullandığı zannedilmektedir. Numaralı ve şifreli kilitler, Çinliler tarafından keşfedilmiştir ve günümüzde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ortaçağda çok çeşitli kilitler kullanılmıştır. Bunlardan bazıları, açmaya kalkışanların parmaklarını kesen, bazıları da parmaklarına zehirli iğne batıran mekanizmalara sahipti. Bazı kilitler, alarm zillerine bağlı idi ki, bugün de bu sistemle çalışan kilitler mevcuttur. Modern kilitlerin imaline 1750’lerde başlanmıştır. O zamanlardan beri en çok kullanılan kilit, anahtarla açılan kilit çeşididir. Anahtar deliği, anahtar yolu ve anahtarların hassas olması ve kilidin başka anahtarla açılmaması için kilit ustaları bütün hünerlerini göstermişlerdir. Yale kilidi: Linus Yale isimli bir Amerikalı ressam, baba mesleği olan kilitçiliğe merak duyarak 1865’te dünyaca Ünlü yale kilidini geliştirdi. Bu yeni kilit, çok çabuk tutuldu ve dünyaya yayıldı. Fabrikasyon olarak büyük sayılarda imal edilmeye başlandı. Yale kilidinin, istenilen kalınlıktaki kapıya takılabilmesi de tercih sebebi olmaktadır. Büyük binalarda her kapının ayrı bir anahtarı olmakla beraber, “master key” adı verilen bir anahtar, her kapıyı açabilmekte ve böylece çok sayıda anahtar taşımaya lüzum kalmamaktadır. Kilitlerin kullanılma maksadına göre pekçok çeşitler...

Devamını Oku



Tuhaf Bilgiler Kütüphanesi

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.