» Radyonun İcadı Ne Zaman Yapıldı ?



Radyonun icadı Guglielmo Marconi’nin evinde araştırmalarını sürdürürken radyo dalgalarını kullanarak havadan iletilebilme fikriyle gerçekleşmiştir. Bu yönde çalışmalarını sürdüren İtalyan mucit 1902′de, kablo ya da tel olmadan bir yerden diğerlerine mesaj göndermenin yolunu keşfetti. Bu şekilde telsiz kullanımını resmen başlatan mucit, bu konuda ciddi bir ticari başarı yakalamıştır. Marconi 1894 yılında, radarın mucidi Hertz’ in yapmış olduğu elektrik kıvılcımı jeneratörünü ve Branly’nin icad ettiği bir dalga alıcıyı kullanarak oda içinde bulunduğu yerden 9 metre uzaktaki bir kapı zilini çaldırmayı başardı ve radyo dalgalarının bütün dünyada kullanılacağı büyük bir gelişimin temellerini atmış oldu. Bu dönemde radyoyu Marconi’den önce keşfettiğini söyleyen birçok kişi çıkmış fakat, sadece bu konuda ticari başarısı bulunan Marconi kabul görmüş ve patent alabilmiştir. Popov, Lodge ve Marconi, Edward Branly’nin bulduğu Branly Tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını saptamak için kullanılan bir aracı geliştirmeye çalışıyorlardı. 1890 yılında başlayan bu geliştirme çabaları 1895 yılında Marconi ve Popov’un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlandı. 1896 yılında ise ilk defa Popov tarafından”Heinrich Hertz”ismi Mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde iletildi. Sonraki yıllarda Lee De Forest ve Edwin Howard Armstrong Amerika‘da radyo teknolojisinde devreler kullanarak çok büyük yenilikler yaptılar. Kaynak: www.bilgiustam.com ...

Devamını Oku

» Müzik Notalarını Kim Buldu ? Ne Zaman Kullanılmaya Başladı ?



Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır. Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamak onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle 'bilgi seven' anlamındaki 'filozof' sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu. Pisagor'un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor'un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış. Batı müziği 9. yüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu. 9. yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.   Arezzo'lu Guido'nun (Gui d'Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi. 11. yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan "porte"nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,....) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,....) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi. Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yüks...

Devamını Oku



Tuhaf Bilgiler Kütüphanesi

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.